Kerkenes Ana Sayfa
<<
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
>>
İçerik Sayfasına Dönüş
Önceki
English Version
DİRENÇ YÖNTEMİYLE YÜZEY ARAŞTIRMASI
   
Figure 10 Figure 11 Figure 12 Figure 13 Figure 14
Figure 15 Figure 16
Figure 17
Figure 18
 
 

Yöntem

Bahar sezonu tümüyle Geoscan RM 15 makinasi ile yapılan elektrikli direnç ölçme jeofizik yüzey araştırmasına ayrıldı (Şek. 10). Elde edilen veriler Geoplot programında işlendi ve görüntüler Surfer programı ile geliştirildi (Şek. 11). RM15’in hafızası bir günde, örnek yoğunluğu her 0.50m’ye 0.50m koridor aralığında yapılan okumalardan oluşan 20x20m büyüklüğünde en fazla 9 plankare araştırılmasına olanak vermektedir. Sert hava koşulları, engebeli arazi ve bilgisayar problemleri günde ortalama 7 plankarenin taranmasına sebep olmuştur. Toplamda 175 plankare, 70,000m2 ya da 7 ha’lık alan 24 işgünü süren araştırma sırasında taranmıştır.

Amaçlar

Toprağın henüz nemli olduğu bahar ayları, direnç ölçüm çalışmaları için idealdir. 2005 yılı için üç temel amaç tanımlanmıştı (Şek. 10 ve 11): önceki yıllarda direnç ölçüm çalışmalarının yapıldığı iki ana alanın birleştirilmesi, özellikle balon fotoğrafları ve yerde görülen ancak magnetometre ölçümünün içinde yer alan yapılar hakkında ayrıntılı görüntü sağlayamadığı büyük dikdörtgen yapı topluluğunun araştırılması (Şek. 12, KD köşesi) ve 1996 ve 1998 yıllarında kentin kuzey kısmında üzerinde Deneme Açmaları 15, 20 ve 21’in açıldığı yapı adası ve çevresinin taranmasıydı.

Takip eden tanımlar ve yorumlar, tüm yüzey araştırması yöntemleri, yani balon fotoğrafları, direnç ve gradiometre ölçümleri ile yerinde doğrulama sonucu yapılmıştır. Uygun olan alanlarda 1996 ve 1998 senesinde kazılan deneme açmalarından elde edilen veriler de kullanılmıştır. Verilen koordinatlar, her zaman plankarelerin, yapıların ya da elemanların güneydoğu köşelerine aittir.

Kuzey sınıra ait bir özellik olmakla birlikte, her iki jeofizik yüzey araştırmasından elde edilen farklı sonuçlar farklı yüzeylere işaret etmektedir. Deneme açmaları, bu farklılığın farklı yüzeylere özellikle toprak tabanlı ve yanmış olan çatılı yapılar ile bulunan taş döşemeli kaldırımlara ait olduğunu doğrulamıştır. İki farklı veri grubunun karşılaştırılması yangının manyetizma üzerindeki etkisini ortaya koymuştur.

Şehrin Orta Bölümü

Şehrin Orta Bölümü (Şek. 13), Harry von der Osten’in 2001 yılında elde etmiş olduğu çarpıcı nitelikteki görüntülerden beri direnç ölçüm araştırmasının ana hedefidir. 2005 senesinde, Büyük Göl’ün doğusunda kalan ve 2002 yılında incelenen alan, ana su kaynağının batısına doğru akan mevsimlik derenin her iki yönüne doğru genişletilmiş ve bu alanın şehrin orta bölümü birleşmesini sağlamıştır.

Kent Dokusu

Şehrin Orta Bölümü’den elde edilen görüntüler Demir Çağı kentinin yerleşim dokusunu açıkça göstermektedir. (Şek. 14, 15) Yapıların büyüklüğü ve şekillerine, yüzeyde izlenememesine rağmen, görüntülerden karar verilebilmekte ve CBS programları ile yapılacak analizler için dijital ortama aktarılmaktadır. Yapıların tipolojileri, ulaşım ve su kaynakları yönetimi çalışmaları Chicago'da bulunan CAMEL Laboratuvarı’nda ve ODTÜ'de yürütülmektedir.

Büyük Kentsel Yapı Adası

Şehrin Orta Bölümü’nün doğu sınırında, güney köşesinin koordinatları E1088, N2015 olan büyük bir kentsel yapı adasını incelemek için Mayıs ayının başındaki nemli koşullardan faydalanıldı (Şek. 11, 12 ve 15). Sınırları yüzeyde izlenebilen bu kentsel yapı adasının kuzeydoğuda geniş bir cadde ve büyük bir ihtimalle diğer kenarlarda da başka sokaklarla sınırlandığı söylenebilir.

Başlangıçta, yapı adasının kuzeybatı sınırındaki duvarlı alanın ada ya da sokağın bir uzantısı olup olmadığı belirgin değildi. Amaç bu yapı adasının iki-odalı büyük bir yapı içerip içermediğinin ortaya çıkarılmasıydı. Genel olarak sonuçlar mükemmeldi (Şek. 15) ve Kerkenes’de taşlık alanlar üzerinde bulunan ve nemin yetersiz olduğu alanlar için direnç ölçme yöntemiyle yüzey araştırmasının başarılı olabileceğine işaret ediyordu.

Bütün yapı adası KB-GD yönünde 63m, KD-GB yönünde yaklaşık 50m büyüklüğünde olup, 3150m2 büyüklüğünde bir alanı kapsamaktadır. Doğal arazinin teraslanarak biçimlendirilip biçimlendirilmediği belirsizdir. Bloğa KB, KD ve GD yönlerinden belirgin bir giriş yoktur. Bunun sonucunda giriş için tek olası konum iki yuvarlak taş yığınının bulunduğu GB sınır duvarının KB ucudur. Bu taş yığını ya da elemanlar, yakın çevredeki daha küçük benzerleri ile birlikte Demir Çağı kentinin yok oluşu sonrasına tarihlenmektedir. Bu taş yığınlarının bir kısmı muhtemelen tümülüsleri işaretlemek amacıyla yerleştirilmiştir ve aslında yüksek güney sırtta yer alan ve büyük bir çoğunluğu tahrip edilmiş olan tümülüslerle benzerlik göstermektedir. Diğer taş yığınları, çobanların ihtiyaçlarını karşılayan yapılar ile ilgili olmalıdır. Yapı adası içerisinde herhangi bir yapı, tek başına özel bir önem taşıyor gibi durmamaktadır. Daha doğrusu, yapı adası tek giriş içeren çok sayıda farklı alt birime bölünmüş gibi görünmektedir.

Kuzey Uç

Kuzey uçtaki çalışmada üç temel amacın gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir (Şek. 16): Bunlardan ilki, 1996 yılında TT15 ve 1998 yılında TT20 ve TT21 deneme açmaları ile incelenen büyük iki odalı yapının direnç ölçüm görüntüsünün sağlanmasıdır. Bu çalışma, bahsi geçen alanda gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan kazı çalışmalarından önce kalıntılara ait mümkün olduğunca fazla bilgi edinilmesi için yapılmıştır. Bunlara ek olarak, daha önce kazı sonucu tespit edilen ancak gradyometre sonuçlarında görülmeyen iki sıra ahşap dikmeye ait işlenmemiş granit kaidelerin direnç ölçümü ile tespit edilebilme olasılığı vardı (Şek. 17 üst). Maalesef ne bu çalışma ne de şehrin başka bölgelerinde buna benzer yapılar üzerinde geçmiş senelerde yapılan jeofizik araştırmaları yeterli bilgi sağlayamamıştır. Bu sebeple dikme dizilerinin rekonstrüksyonu tahmine dayalıdır.

İkinci amaç gradyometre ve balon fotoğraflarındaki görüntülerden yola çıkarak sokaklarla ayrılan kentsel yapı adalarında benzer büyük iki-odalı bir yapların varlığını araştırmaktır. Seçilen alanın tamamen incelenmesi bir kaç yıl daha alacaktır, çünkü kuzey uç kısım şehrin merkezindeki alçak kesimlere göre daha çabuk kurumakta ve bu yüzden yüzey araştırması süresi kısalmaktadır.

Üçüncü amaç ise daha önceki çalışmalarda sulak ve bataklık görünümlü alanlarda tespit edilen görece belirsiz yapıların varlığından yola çıkarak gelişmiş bir su yönetimi sisteminin varlığının incelenmesidir.

İki Odalı Yapı

24m genişliğindeki iki-odalı yapının (Şek. 16 ve 17) çatı örtüsü için, 8m aralıkla yerleştirilmiş dikme dizilerine oturan kiriş ya da makaslara ihtiyaç duyulmuş olmalıdır. Dikdörtgen biçimli yapının büyük odası, benzer örneklerin aksine, kare şeklindedir. Bu oran ve biçimlerin kısmen arazinin eğimi ve yüzeyleyen anakayaların sınırlamasından kaynaklandığı düşünülebilir. Ayrıca, ön oda ile büyük odayı ayıran duvarda iki kanatlı ahşap bir kapıya uygun genişlikte bir açıklık yer almaktadır. Diğer yandan ne direnç haritasında ne de manyetik haritada yapı ön duvarında herhangi bir açıklık izine rastlanmamıştır.

Su Yönetimi ve İletilmesi/Dağıtımı

2005 direnç ölçümü yüzey araştırması mevcut bilgi birikimimize küçük ekler sağlayıp ilgili yapı ve/veya elemanların varlığını doğrularken, su yönetimi ve dağıtımına ilişkin fazla bilgi vermemiştir. Yeni veriler ışığında sözü edilen yapı adasının tam önünde bir su toplama alanının var olmadığını ortaya çıkarken, su drenajının ve batı-güneybatı yönündeki havuzlara ve geniş rezerv alanlarına yönlendirilmesinin taş kanallar aracılığıyla yapıldığına dair bir ipucu sağlamıştır. E820, N2440 konumundaki havuzun, paralel kenarları ve yuvarlatılmış sınırları olduğu düşünülmektedir; doğu-batı doğrultusunda, 35m uzunluğunda ve 8m genişliğindedir. Yerinde duvarları izlenememektedir. Ancak deneme kazısı, bu yapıya doğru uzanan kıvrımlı bir yapı parçasının taştan yapılmış olduğunu ve doğu sınırında güney-güneydoğu yönüne keskin bir dönüş yaptığını göstermiştir. Bu tanımlı alanın merkezinden KB-GD yönüne uzanan mimari elemanlar, Demir Çağı yapılardır.

 
 
Kerkenes Ana Sayfa
<<
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
>>
İçerik Sayfasına Dönüş
Önceki
English Version